Çocuk ve Ergen Danışmanlığı

cocuk-ve-ergen-danismanligi

OCUKLARDA UYGULANAN DANIŞMANLIK/TERAPİ ÇEŞİTLERİ

  • Oyun Terapisi

   Bir çocuğa “oyun oynayalım mı?” diye sorduğunuzda cevabı “hayır” olmayacaktır çünkü çocuklar oyun oynamayı severler. Çocuklar oyun vakitlerinde sadece eğlenmeyi hedeflerken, aslında oynadıkları oyunlar onların sosyal ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunur. Çocuklar yetişkinler gibi duygularını sözel olarak değil, oyun yoluyla aktarırlar. Oyun sayesinde hem olumlu hem de olumsuz duygularını ifade edebilme fırsatı bulurlar. Bu nedenle, oyun çocukların iletişim kurabilmelerinin ve hayatı öğrenebilmelerinin bir yoludur. Ayrıca, çocukların rahatlamalarına yardımcı olur ve empati becerilerini geliştirir.

   Hiç bir dışsal kaynağı olmadan, çocukların doğası gereği motive oldukları oyun, psikoterapi sürecinde de yaklaşık 1900’den itibaren kullanılmaktadır. Oyun terapisi, çocukların duygularını ve yaşadıkları sorunları dışa vurma fırsatı vererek, bunlarla yüzleşmesini ve çözüm yolları bularak baş etmesine fırsat tanır. Bu terapi sürecinde yargılanmadan doğrudan kabul edilen çocuk, kendi problemlerini, duygu ve düşüncelerini ortaya koyarak kendini tamamen ifade edebilmektedir. Yönlendirilmiş ve yönlendirilmemiş olarak iki çeşit oyun terapisi bulunmaktadır. Yönlendirilmiş oyun terapisi ile çocuğa direktif verilerek oyun oynaması sağlanır. Çocuk merkezli oyun terapisi olarak bilinen yönlendirilmemiş oyun terapisinde ise, oyunun kaptanı çocuktur. Çocuk her seansta hangi konuyu getireceğine kendisi karar verir. Terapistin görevi ise, çocuğu takip etmek, yönlendirmemek ve çocuğun kendi yaşadıklarını, duygularını ve kaynaklarını fark edebilmesi için aynalamak yani yansıtmaktır.

   -Non-Direktif (Yönlendirilmeyen) Oyun Terapisi: Oyun içten gelen ve çaba gerektiren bir uğraştır. Bir çocuğun oyunu, yaşadığı dünyayı, insan ilişkilerini yansıtır. Non-Direktif (Yönlendirilmeyen) Oyun Terapileri, duygusal zorluklar yaşayan, uyum ve davranış sorunları gösteren veya psikosomatik sorunları olan çocukların doğal oyun ortamında kendilerini ifade etme gerçeğine dayanır. Amaç, sorunları olan çocuğun kendi psişik dengesinde belirli ve gerekli değişiklikleri yapabilmesini sağlamaktır. Non-direktif oyun terapisi ile çocuğun kişilik yapısında, dışavurum, içgörü, gerçeklik değerlendirmesi sağlaması ve çocuğun enerjisini olumlu alanlara yönlendirmesi beklenir.

  -Bilişsel-Davranışçı Oyun Terapisi: Bilişsel-davranışçı oyun terapisi, Non-Direktif Oyun Terapisi’yle karşılaştırıldığında, yapılandırılmış, yönlendirici ve hedefe yöneliktir. Sorun olan davranışın yerine, daha olumlu düşünce ve davranışların geliştirilmesini sağlar. Oyun, hem çocuk ile terapistin arasındaki iletişim aracıdır, hem de tedavi edicidir. Çocuğun sorunlarına yönelik çalışmalar sırasında oyundan yararlanıldığı gibi, sözel ve sözel olmayan iletişim yolları da kullanılır (modelleme gibi). Terapinin temel unsurlarından biri ödüllendirmedir. Ödüllendirme çocuğa hangi davranışlarının uygun hangilerinin de uygun olmadığı yolunda doğrudan mesaj verir.

Oyun terapisine kimler gelebilir;(2,5-12 YAŞ ARALIĞI)

  • PTSD (Post Travmatic Stress Disorder): Travma Sonrası Stres Bozukluğu
  • Anxiety: Anksiyete/Endişe
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite (aşırı hareketlilik) bozukluğu
  • Impulsiveness: Impulsivite/dürtüsellik
  • Okuma bozuklukları
  • Kardeş kıskançlığı
  • Yeme, uyku ve tuvalet problemleri
  • Davranış sorunlrı( vurma, argo kelime, çalma vs...)
  • Sosyal içe kapanıklılık
  • Güven eksikliği
  • Depresyon
  • Öfke kontrol bozukluğu 
  • Tırnak yeme
  • Sebebi anlaşılamayan baş ve karin ağrıları
  • Boşanma sonrası adaptasyon sorunları vs. problem alanları...

  • Grup Terapisi: Grup terapisi özellikle yoğun utangaçlık, içe kapanıklık, yalnızlık gibi sosyal problemler yaşayan çocuklar ve gençler için uygulanan, gençlerin sosyal iletişimlerini geliştirerek çevreleriyle kuvvetli sosyal bağlar kurmalarına yardımcı olmayı amaçlar.

ERGEN DANIŞMANLIĞI/TERAPİSİ NEDİR?

   Ergenlik döneminde yaşanan sosyal problemler, öğrenme güçlükleri, aile içi çatışmalar ailelerin ergen psikolojisi alanında uzman bir psikoterapiste başvurmalarının başlıca nedenleri arasındadır.

   Ergen psikoterapisinde ilk değerlendirme aşamasında nasıl bir psikoterapi uygulanacağı terapist tarafından belirlenir. Terapist, uygulanacak tedavi yöntemini belirlerken çocuğun mevcut problemleri, hikayesi, gelişim seviyesi, tedaviye aktif katılımı ve ergenin yaşadığı psikolojik sorunlarda hangi tür müdahalelerin gerekli olduğu gibi unsurları değerlendirerek karar verir. Ergen terapisinde ilaç ve psikoterapi uygulamaları birlikte kullanılabilir. Çocuğun ya da gencin psikoterapistin yanında kendisini rahat ve güvende hissetmesi, anlaşıldığını düşünmesi çok önemlidir. Böyle güvenli bir çevrede ergenin duygularını ifade etmesi ve ihtiyacı olan yardıma ulaşması çok daha kolay olacaktır.

   Psikoterapi  gençlerde ihtiyaç duydukları duygusal desteği almaları, arkadaşları ve aileleriyle yaşadıkları çatışmaları çözümlemeleri ve yaşadıkları problemlere yeni bir bakış açısıyla bakabilmelerini sağlamak gibi birçok fayda sağlayabilir. Yaş, cinsiyet, genetik gibi faktörler de ergenlerin psikolojik eğilimlerini etkileyen unsurlar arasındadır. Özellikle anksiyete(kaygı) bozukluğu, bipolar bozukluk gibi psikolojik rahatsızlıklarda genetik faktörlerin öne çıktığı görülür.

   Ergen terapisi, ergenin kendisini daha iyi tanıması, isteklerini ve arzularını şekillendirmesi, anne baba ile daha ılımlı ilişkiler kurabilmesi, öfkesini yönetebilmesi konularında fayda sağlamaktadır. Bu süreçte travmalar, kazalar, kayıp ve ölümler gibi zor yaşantılar ile başa çıkabilmesi için mutlaka bir terapi desteğine ihtiyaç duyacaktır çünkü anne babaya kendini kanıtlamaya çalışırken bir uzmanın tarafsız bakış açısı ergenlik çağındaki birey için en güvenli alanı yaratır. Ergenlik döneminde, bireyin kendisine zarar verecek arkadaş ilişkilerinden ve madde kullanımdan uzak durması açısından da ergen terapisi destekleyici olacaktır.

   Ebeveynler ve çocuk ile beraber başlayan süreç, ergenlik çağındaki bireyin yaşına ve gelişimine göre ergen ile bireysel olarak veya aile ile işbirliği içinde sürdürülebilir. Terapi sürecinin ne kadar süreceği, ailenin başvuru sebebine, ergenin ve ailenin psikoterapi sürecine açıklığı ve birbirleri ile işbirliği yapmaya yatkınlıklarına bağlı olarak belirlenmektedir.

Hangi Konularda Ergen Terapisinden Faydalanabilirsiniz?

  • Ergenlik döneminde anti-sosyal davranışlar 
  • Ergenlikte kaygı bozukluğu/Anksiyete
  • Travmalar
  • Ergenlikte yaşanan ölüm-kayıp-yas süreçleri 
  • Ergenlik dönemi depresyonu 
  • Ergenlikte obsesif- takıntılı davranışlar
  • Sınav kaygısı
  • Sosyal fobi/ Sosyal kaygı
  • Ergenlikte dikkat eksikliği 
  • Madde  kullanımı
  • Ergenlik dönemi davranış problemleri
  • Ergenlikte öfke ve saldırganlık
  • Hızlı değişen duygu durumları
  • Özgüven sorunları
  • Uyku problemleri- Kabuslar
  • Ergenlikte suç işleme
  • Çalma davranışı
  • Ergen birey- aile arasında işbirliği sağlanması
  • Aile arasındaki çatışmalar ve iletişim problemleri
  • Ergen bireyin ilişki sorunları